HAKKIMIZDA

VİZYONUMUZ

Teknoloji ile değişen dünyanın, uzman bir mimar bakış açısı ile şekillenmesinde öncülük etmeyi hedefleyen bir kurumuz.

 

MİSYONUMUZ

Mimari tasarıma yön veren kültürel ve yerel analizlerin inşaat ve üretim faaliyetleri ile birleştirilerek ortak bir disiplin oluşturması çalışma prensibimizi oluşturur. Kalite-fikir, üretim-kalite, fikir-üretim bağlamında toplum memnuniyetini önceleyen bir ekibiz.
 

KALİTE POLİTİKAMIZ

  • Mimarlık sanatının uzman bir eğitim, sürekli mesleki değişim ve deneyimlerle gelişen bir disiplin olarak ele alınması,
  • Mimarideki yenilikçi yaklaşımların gerekli standartları sağlaması ile kamuoyuna ve müşterilere güven sağlaması,
  • Özellikle üretim ve inşaat aşamalarında mimari tasarım kararlarından ödün vermeden tarafsız bir mesleki değerlendirme yapılması,
  • Projenin bağlı olduğu farklı disiplinlerle ilgili tüm alanlarda kalite standartlarının yükseltilmesi,
  • İhtiyaca göre farklı sektörler ile ilgili muhataplarımızın bilgilendirilmesi ve yol gösterilmesi,
  • Piyasa ortalamasına göre uygun bütçe ve en ideal sürede proje çıkarılması,
  • Kent belleğinde yer edinen özgün ve öncü projeler geliştirilmesi,
  • Üretilen projelerin literatürde ve akademide yer edinecek değerde olması
 KALİTE POLİTİKAMIZdır.

BİZ KİMİZ


 Diriliş Mahallesi Abdülhak Hamit Caddesi 9B
MAMAK/ANKARA

YAYINLAR

1. Depremin Çağdaş Cami Mimarisinde Yapısal Form Arayışındaki Etkisi (The Effect of Earthquake on the Structural Form in Contemporary Mosque Architecture)

Özet
Ülkemizde yer kabuğunda bulunan levhaların yatay ve düşey hareketlerine bağlı olarak sık sık depremler  meydana gelmektedir.  Bu  depremler  sonucu  yapılara  etkiyen  yatay  yükler,  mimari  tasarım  kararlarında  önemli  bir  yer tutmaktadır. Yapının taşıyıcı sistem çözümünde deprem etkisiyle oluşan yatay yüklere karşı alınan tasarım kararları, düşey  yüklere  göre alınan  mimari  çözümlerden  farklılık  göstermektedir.  Geçmişten  günümüze  ülkemizdeki  cami gelişimi incelendiğinde, biçimsel anlamda çeşitliliğin olduğu, bu çeşitlilikte inşa edildiği yerin kültürünün, coğrafi durumunun,  ikliminin,  teknolojisinin  ve  ekonomisinin etkili olduğu görülmektedir. Yaşanılan depremler sonrasında, camilerde yapılan hasar tespit çalışmalarında, bina rijitliğini sağlayamayan camilerin ağır hasarlar aldığı belirlenmiştir. Bu  açıdan  özellikle  sembolik  olarak  öne  çıkan  camilerin  depreme  dayanıklı  tasarım  kararlarında,  bölgenin depremselliğini de göz önüne alarak estetik ve fonksiyonelliğin yanında güvenli birer yapı olmaları mimarlık disiplini açısından önemlidir. Yapılan bu çalışmada da Türkiye'deki 1999 Kocaeli depreminden sonra aktif fay hatları üzerinde inşa edilen modern camilerin form ve biçim tasarımı arayışında deprem faktörünün etkisi incelenmiştir. 10 adet  cami örneğinin tasarımı sırasında alınan taşıyıcı sistem kararları, veri toplama analizi yöntemi ile yapı tipleri, üst örtüleri, yapı  hacimleri,  strüktür  ve  yapı  malzemeleri  kıyaslanarak  değerlendirilmiş  ve  Türk  Bina  Deprem  Yönetmeliğinde bulunan planda ve düşeyde düzensizlik durumlarına göre gözlemsel olarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak çağdaş cami mimarisinde düzensizlik durumlarına dikkat edilerek mimari tasarımları kurgulanan yapıların yanı sıra özellikle zayıf kat, yumuşak kat ve döşeme süreksizliğine yol açabilecek örneklerin de bulunduğu görülmüştür.  
Anahtar Kelimeler: Deprem, Çağdaş Cami, Plan Tipleri, Yapısal Düzensizlik.



Sezen,  T.N., Soyluk, A., İlerisoy, Z.Y. (2021). Depremin Çağdaş Cami Mimarisinde Yapısal Form Arayışındaki Etkisi , Uluslararası Doğu Anadolu Fen Mühendislik ve Tasarım Dergisi, 3(1), 89-116.



2. Sembolik Değeri Olan Tarihi Yapıları Maketler Üzerinden Okumak

Özet
Geçmişten günümüze maketin kullanım alanları incelendiğinde çok geniş bir yelpazeye yayıldığı görülmektedir. Maketlerin fikirleri ve düşünceleri aktarmak için bir ifade aracı şeklinde kullanıldığı bilinmektedir. Yapılan çalışmada tarihi öneme sahip Edirne Selimiye Cami ve Ayasofya Cami mimari özellikleri incelenmiş ve bu camilerin 1/400 ölçeğinde maketleri yapılmıştır. Eserlerin sahip olduğu kültürel değerler, 3 boyutlu yazıcı kullanılarak tasarım imgeleri üzerinden küçük ölçeklerde maketlerine aktarılmaya ve somutlaştırılmaya çalışılmıştır.  İzlenilen yol, aşamalar halinde tablolara yerleştirilmiştir. Camilerin sembolik değeri, 3 boyutlu yazıcının çalışma prensibi, yapıların estetik tasarım kriterleri ve bunların küçük ölçeklerde bir araya gelmesi süreçleri maketler üzerinden tablo ve grafiklerle  anlatılmıştır.
Sonuç olarak teknolojik gelişmelerin maket yapımında önemli rol oynadığı ancak sembolik değere sahip tarihi yapıların simgeselliğini yansıtmada yetersiz kaldığı görülmektedir. Eserlerin maneviyatını, tasarım ruhunu, geçmişin izlerini, fikirlerini ve hayallerini yansıtabilmesi için uzman bir tasarım kararlarına ve tecrübe ile geliştirilmiş mimar bakış açısına ihtiyaç duyulmaktadır.
Bir temsil aracı olarak maketin gücünün uygarlığın gelişmesi ile birebir ilişkili olduğu ve siyasi, sosyal, mimari, kültürel vb. gibi anlamları ölçeği küçük olsa da ortaya koyabildiği açıkça görülmektedir.  Örneğin; 6 Ekim 2020 tarihinde gerçekleştirilen Camiler ve Din Görevlileri Haftası buluşmalarında günün anlam ve öneminin bir temsili olarak yazar tarafından üretilen Ayasofya Cami’sinin maketi Diyanet İşleri Başkanı tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a takdim edilmiştir. Bir ustalık eseri olan maketlerin sembolik mimari eserler gibi korunması ve birer kültürel değer olarak saklanması toplumun bilişsel belleğine önemli bir katkı sağlayacaktır.
Anahtar Kelimeler; Ayasofya Cami, Selimiye Cami, Maket, Cami Maketi, Estetik